Hicran ve Ümit

Yine hicrân dolu günleri andım,
Yıllar gözyaşına karışıp gitmiş.
Ürperdim ve yerimde kalakaldım,
Dostlar düşmanlarla barışıp gitmiş.

Yüzerken millet derin uykularda,
Kaybolup gitti değerler ardarda…

Kan-ter var mâzînin şakaklarında,
Demir bukağılar ayaklarında;
Acı bir tebessüm dudaklarında;
Ne kızıl bir ruhla çarpışıp gitmiş…

Hâlâ ufukta yer yer karanlıklar;
Gecenin arkasında gündüzler var…

Hazân esmiş bütün bağlar bozulmuş,
Sararmış yapraklar çiçekler solmuş,
Yiğit ölmüş, küheylânı yorulmuş
Koca bir ifritle savaşıp gitmiş.

Şimdi olsa da çok çok uzaklarda,
Bekliyoruz hülyâlı şafaklarda…

Bir zamanlar parıldayan o tâclar,
Tâcdârlara sîne açan yamaçlar;
Altın yamaçlarda zümrüt ağaçlar,
Hicrân kervanına ulaşıp gitmiş.

Kıvılcım var, o ürperten sönüşten,
Kıvılcımda mesajlar var dönüşten…

M.Fethullah Gülen

İnkisar

 
Söyle ey dost! Sitemkâr hâlin nedir?
 Her biri şikâyet makâlin nedir?
 Küskünsün, bilmem ki melâlin nedir?
 Bir anlasam gizli âmâlin nedir?
 
 Hani sözün Hakk için söylemiştin;
 Neyledinse O’nunçün eylemiştin;
 Rûhun ile Cennet’i peylemiştin;
 Ne bu öfke şimdi, celâlin nedir?
 
 Hizmet deyip, hak deyip koştu isen,
 Kanli-dere, sarp-yokuş aşti isen,
 Önce ham idin şimdi pişti isen,
 Öyleyse bir göster kemâlin nedir?
 
 Düşüncen milletse, nazlanmak kimden?
 Hasbîlik der isen şikâyet neden?
 Bekledigini beklerlerse senden,
 Verebilir misin, mecâlin nedir?
 
 M. Fethullah Gülen