Hitap Çiçekleri

O gönlünü gülşen etmişti. ´Resulullahın terinde gül kokusu var´ diye, bu yolu seçmişti, ´Dikenler benim hatalarım, gül onun´ deyip, gözyaşlarıyla bu bahçeyi suluyordu. Domur domur, gonca gonca güller vardı. Güller renk renk, desen desendi. Buram buram kokuyor ve yeşil yeşil yapraklar, manzaraya bir başka hal veriyordu.1970´lerde başlayan hitapları bugün Türkiye hudutlarını aşmış, Türk Cumhuriyetlerinde ve dünyanın dört bir bucağında yeni yeni çiçekleri açtırmıştır. Cennet gibi baharın birer müjdecileri olarak… ´Örnek Cemaat´i, ´Saadeti arayan insan´ı, ´Dava Adamı´nı, ´Ümit tomurcukları´nı tanımak istiyorsanız, gülşende dolaşmak, gül koklamak istiyorsanız, işte size bir demet…

(Arka Kapak)

 

Dava Adamı

Dava Adamı dünyayı aşmış adamdır. Aşamayanlar dava adamı olamazlar. Dindar olurlar, inanç ve akidelerinde tam olurlar ama, dava adamı olamazlar. Dava adamı İslam’a ve Kur’an’a hizmetten bir an dûr olsa, kendini büyük günah işlemiş sayar. Onlara göre bu günahın tevbesi de ‘Estağfrullah’ değildir. Bu günahın tevbesi günahın ağırlığının vicdanda duyulması ve tekrar hizmete dönülerek, ölesiye hizmet edilmesidir.

M.Fethullah Gülen, Fasıldan Fasıla 1, s.145