Kutsî Selâm

 

Kutsî Selâm

O yiğitler ki,
Akabede olduğu gibi,
Söz kestiler
Sonra da geriye bakmadan
Dünyanın dört bir yanına,
Çekip gittiler.

Ne bağları, ne bahçeleri vardı
Ne de sırtlarında bohçaları vardı.

Dağ tepe deniz
Kıtaları aştılar
Sarı beyaz, siyah ırk
Âdem oğullarıyla,
Güneşin doğup battığı,
Her yerde kucaklaştılar.

Lokmandan el,
Hızırdan ders almışlar.
Sırlı beyan dillerinde,
Sahibinden kabul görmüşler.

Bir bakışta gülistan olur,
Haristan dedikleri yerler.
Yeşerir arkadan bir bir,
Geçtikleri yerler.

Birbirinden sevdalı bu erler,
Belli ki bir selâmın peşindeler

Veysel Şimsek

(Kehf: 13-14)

 

“…hakikaten onlar Rablerine iman etmiş gençlerdi Biz de onların hidayetini artırdık Onların kalplerini metin kıldık O yiğitler (o yerin hükümdarı karşısında) ayağa kalkarak dediler ki:

 ‘Bizim rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir Biz, ondan başkasına ilah demeyiz Yoksa saçma sapan konuşmuş oluruz”

(Kehf: 13-14)