Bir Dost

388809_418194848245329_1846423132_n

“Bir dost ara bul!”

Yalnız yürünmez bu uzun,

eğri-büğrü yollar,

Yolunu her köşede bir gulyabani kollar…

Vecize

Reklamlar

Kutsî Selâm

 

Kutsî Selâm

O yiğitler ki,
Akabede olduğu gibi,
Söz kestiler
Sonra da geriye bakmadan
Dünyanın dört bir yanına,
Çekip gittiler.

Ne bağları, ne bahçeleri vardı
Ne de sırtlarında bohçaları vardı.

Dağ tepe deniz
Kıtaları aştılar
Sarı beyaz, siyah ırk
Âdem oğullarıyla,
Güneşin doğup battığı,
Her yerde kucaklaştılar.

Lokmandan el,
Hızırdan ders almışlar.
Sırlı beyan dillerinde,
Sahibinden kabul görmüşler.

Bir bakışta gülistan olur,
Haristan dedikleri yerler.
Yeşerir arkadan bir bir,
Geçtikleri yerler.

Birbirinden sevdalı bu erler,
Belli ki bir selâmın peşindeler

Veysel Şimsek

Mühacir

 

Güle emanet bir aziz hatıraydı,
Annesinden miras aldığı yüzü.

Ne vakit aynaya baksa,
Uzayan yollar çıkardı karşısına,
Sessiz çığlıklar çoğalırdı içinde.

İpekten yumuşak konuştuğunda,
Sükût damlardı dudaklarından.

Ne vakit hicret dense,
En mukîm adreslerde muhacirdi o,
Dünya gurbetinde vatana hasret.

Ağıt ki, âşina bir dost gibidir,
Çoğaltır hüznünü sevincini de.

Ne vakit perdeyi aralasa,
İki derin göz, mahzun bir çehre…
Titrer binlerce güvercin kalbi.

Mevsim sonbahardır bozkır göçebe,
Bekliyoruz o muhacir dost gelse.

 

Yalçın Kayagül

Hasret

Hasret 
 
Âh eyleyip durdum hasret ne yaman,
Gözlerine bir hal olmuş dediler.
Yemedim-içmedim bir hayli zaman,
Lalelerin renk renk solmuş dediler.

Ağladım inlettim dağ ile taşı,
Dertlilere sorun siz bu savaşı,
Her bucağa katre katre gözyaşı,
Derman olur bu hicrana dediler.

Eridim kar gibi dönüştüm suya,
Yusuf misal düştüm kör bir kuyuya,
Karışmıştım biraz yaşa kuruya,
Mansur gibi asılmalı dediler.

 *Sızıntı Dergisi*