Yûsuf, sen misin yoksa?

Ey göz yaşlarının

Suladığı fidan.

Ey ruhda açan

Gönülde tomurcuklanan

Nazenin çiçek.

Ey kâlb sedefinde kıyamete dek

Gülümseyecek inci.

Ey duaların meyvesi!

Bu sesi ve bu nefesi,

Senin destanlarında tükettik…

Şimdi

Bir ışık belirdi

Ziya ziya gözlerimize

Bir Yavuz yürekli,

Yûnus nefesli

Gökte aranıp yerde bulunan

Adına binler destan yakılan

Bir yiğit gibi çıktın karşımıza

Soruyoruz sana

Son defa bir daha

Yûsuf, sen misin yoksa?

Safvet Senih

Reklamlar

Allah’ımız bize yeter…

“Hasbünallâhu ve ni’me’l-vekîl. Ni’me’l-Mevlâ ve ni’me’n-Nasîr”imiz var.

“Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh” gibi bir hazinemiz var; dopdolu, hiç bitmeyen, kullandıkça artan bir hazine.

Korkmayın Allah yanınızda ise size kimse bir şey yapamaz.

Asrın Beyin Yapıcısı’nın sık sık vurguladığı gibi: “Endişe etmeyin kardeşlerim! Biz inayet altındayız.”

Bir serçe bir kartalı

Salladı vurdu yere

Yalan değil doğrudur

Ben de gördüm tozunu

 diyor ya Yunus. Öyle de gün gelecek kartal yuvarlanacak, serçe de gülecek. Çünkü küçüğe büyük şeyler yaptıran Allah’tır.

 Ye’se düşmeyin. Yeis “mâni-i her kemâldir”. Bir bataktır o.

Akif’in ifadesi ile düşerseniz boğulursunuz.

Azminize sımsıkı sarılın; sarılın çünkü önünüzde kat edeceğiniz yol daha çok uzun. Geçilmesi gereken derin sular var. Yine

Yunusça diyelim:

Bu yol uzaktır

Menzili çoktur

Geçidi yoktur

Derin sular var.

 Fakat o sulardan boğulmadan geçen, öteki vadiyi, öteki kıyıyı kendilerine yurt edinmiş, halden sıyrılmış, sahib-i makam olmuş o kadar çok insan var ki. Siz niçin bunlardan birisi olmayasınız?

M.Fethullah Gülen