Yûsuf, sen misin yoksa?

Ey göz yaşlarının

Suladığı fidan.

Ey ruhda açan

Gönülde tomurcuklanan

Nazenin çiçek.

Ey kâlb sedefinde kıyamete dek

Gülümseyecek inci.

Ey duaların meyvesi!

Bu sesi ve bu nefesi,

Senin destanlarında tükettik…

Şimdi

Bir ışık belirdi

Ziya ziya gözlerimize

Bir Yavuz yürekli,

Yûnus nefesli

Gökte aranıp yerde bulunan

Adına binler destan yakılan

Bir yiğit gibi çıktın karşımıza

Soruyoruz sana

Son defa bir daha

Yûsuf, sen misin yoksa?

Safvet Senih

Reklamlar

Hasret

Hasret 
 
Âh eyleyip durdum hasret ne yaman,
Gözlerine bir hal olmuş dediler.
Yemedim-içmedim bir hayli zaman,
Lalelerin renk renk solmuş dediler.

Ağladım inlettim dağ ile taşı,
Dertlilere sorun siz bu savaşı,
Her bucağa katre katre gözyaşı,
Derman olur bu hicrana dediler.

Eridim kar gibi dönüştüm suya,
Yusuf misal düştüm kör bir kuyuya,
Karışmıştım biraz yaşa kuruya,
Mansur gibi asılmalı dediler.

 *Sızıntı Dergisi*